|
|
|
|
-Yoo, kıyamet gününe and içerim,
Yoo, daima, kendini kınayan nefse and içerim.
İnsan kendisinin kemiklerini bir araya toplayamayacağımızı mı sanıyor?
Evet, toplarız, onun parmak uçlarını düzenlemeye gücümüz yeter.
Fakat insan devamlı suç işleyerek ilerisini berbat etmek ister.
‘Kıyamet günü nerede?’ diye sorup durur.
Ama göz kamaştığı, Ay tutulduğu , Güneş ve Ay bir araya toplandığı zaman!
(Evet) O gün insan : ‘Kaçacak yer neresi?’ der.
Hayır, sığınacak yer yoktur.
O gün varıp durulacak yer, ancak Rabbin huzurudur. 75/ 1-12
-Allah’ı gereği gibi bilemediler. Halbuki kıyamet günü yer, tamamen O’nun avucu içindedir, gökler de sağ elinde dürülmüştür. O, onların ortak koştuklarından uzak ve yücedir. Sur’a üflenmiş, göklerde ve yerde olanlar (korkudan) bayılmışlar, ancak Allah’ın dilediği sarsılmamıştır. Sonra ona bir daha üflenmiştir, birden onlar kalmış, bakıyorlardır. Yer, Rabbinin nuru ile parlamış. Kitap (ortaya) konmuş, peygamberler ve şahitler getirilmiş ve aralarında adaletle hükmedilmiştir. Onlara asla haksızlık edilmez. Herkese yaptığının karşılığı tam verilmiştir. O, onların ne yaptıklarını en iyi bilendir. 39 / 67-70
Dünyada Allah’a yakınlaşmak için Gavs-ı azamlara, velilere ihtiyaç duyan müşrikler, hesap gününde de; Allah’ın seçimlerine etki edeceklerini sandıkları ‘şefaatçi ortaklardan’ yardım beklerler.
-Allah’ı bırakıp kendilerine ne zarar, ne de yarar veremeyen şeylere tapıyorlar ve “Bunlar Allah katında bizim şefaatçilerimizdir!” diyorlar. De ki : “Allah’ın göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi Allah’a haber veriyorsunuz?” O, onların koştukları ortaklardan uzak ve yücedir. 10 / 18
-Allah kuluna kafi değil mi? Seni O’ndan başkalarıyla korkutuyorlar. Allah kimi şaşırtırsa artık onu yola getiren olmaz. Allah kime de yol gösterirse; artık onu şaşırtan olmaz. Allah galip ve öç alan değil midir? Andolsun onlara: “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan elbette Allah derler. De ki : “O halde Allah’tan başka yalvardıklarınızı gördünüz mü, şimdi Allah bana bir zarar vermek istese, onlar O’nun vereceği zararı kaldırabilirler mi? Yahut (Allah ) bana bir rahmet (fayda) vermek dilese, onlar O’nun rahmetini durdurabilirler mi? De ki : “Allah bana yeter.Tevekkül edenler O’na dayanırlar” 39 / 36-38
Peygamberin bize ‘fayda yada zarar’ verebilme gücü yoktur.
- De ki : “Ben size ne zarar nede (rüşd) akıl verebilme gücüne sahip değilim”
-De ki : “Ben Allah’ (ın azabın) dan hiç kimse kurtaramaz ve O’ndan başka sığınacak kimse bulamam” Benim yapabileceğim, sadece Allah’tan (bana vahyedilenleri) size duyurmak ve O’nun elçilik görevlerini yerine getirmektir.Artık kim Allah’a ve elçisine başkaldırırsa, ona içinde sürekli kalacağı cehennem azabı vardır. 72 / 20-23
Peygamberin örnekliğini yukarıdaki ayetlerin ışığında tekrar düşünelim.
-De ki : “Ben kendime Allah’ın dilediğinden başka ne bir fayda, ne de bir zarar verme gücüne sahip değilim. Eğer gaybı bilseydim, elbette çok hayır elde ederdim. Bana kötülük dokunmamıştır (beni cin çarpmamıştır). Ben sadece inanan bir kavim için uyarıcı ve müjdeleyiciyim.” 7 / 188
-De ki : “Ben türedi bir elçi değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem. Ben sadece bana vahyedilene uyuyorum ve ben apaçık uyarıcıdan başka bir şey değilim.” 46 / 9
-De ki : “Ben de ancak sizin gibi bir insanım. Bana tanrınızın bir tek tanrı olduğu vahyediliyor. O’ na doğrulun (O’na yönelerek işlerinizi düzeltin) O’ndan mağfiret dileyin. (O’na) Ortak koşanların vay haline!” 41 / 6
-Allah’ı şanına yaraşır biçimde tanıyamadılar, zira “Allah insana bir şey indirmedi” dediler. De ki “Öyleyse Musa’nın insanlara nur ve yol gösterici olarak getirdiği –ki siz onu parça parça ayetler haline getirip gösteriyorsunuz, çoğunu da gizliyorsunuz- ve ne sizin, ne de babalarınızın bilmediği şeylerin size öğretildiği kitabı kim indirdi?” “Allah” de, sonra bırak onları, daldıkları bataklıkta oynayadursunlar. 6 / 91
Burada yahudilerin itirazı, Musa’nın beşer olduğu gerçeğinedir. Bu konuda Tevrat, İncil ve bizim Kur’an dışındaki ‘kutsallaştırılmış’ kaynaklarımızın birbirlerine ne kadar da benzediklerine bakalım.
-Ve Rab Musa’ya dedi : Bak seni Firavun’a Allah gibi yaptım ; ve kardeşin Harun senin peygamberin olacak. Sana emrettiğim bütün şeyleri sen söyleyeceksin ve kardeşin Harun Firavun’a söyleyecek, ta ki , İsrail oğullarını memleketinden salıversin. Tevrat Çıkış Bap 7 / 1-2
Musa Allah’ın mülküne ‘ortak’ yapılınca İsrail oğulları da bundan nasiplerini alacaklardı.
-Siz Allah’ınız Rabbin oğullarısınız, ölü için bedeninizde yara açmayacaksınız, ve gözlerinizin arasını tüysüz kılmayacaksınız. Çünkü sen Allah’ın Rabbe mukaddes bir kavimsin, ve Rab, yer üzerinde olan bütün kavimlerden üstün olarak, kendisine has bir kavim olmak üzere seni seçti. Tevrat Tensiye Bap 14 / 1-2
İşte Musa’nın Allah’ın mülküne ve seçimlerine nasıl ‘ortak’ yapıldığını anlatan bir örnek daha.
-Ve Rab Musa’ya dedi : Git aşağıya in ; çünkü Mısır diyarından çıkardığın kavmin bozuldu ; onlara emrettiğim yoldan çabuk saptılar ; kendileri için dökme bir buzağı yaptılar, ve ona secde kıldılar, ve ona kurban kestiler, ve dediler; Ey İsrail, senin Mısır diyarından çıkaran ilahların bunlardır. Ve Rab Musa’ya dedi : Bu kavmi gördüm, ve işte, sert enseli bir kavimdir ; ve şimdi, beni bırak, onlara karşı öfkem alevlensin ve onları telef edeyim ; ve seni büyük millet edeceğim. Ve Musa Allah’ ı Rabbe yalvarıp dedi : Ya Rab, Mısır diyarından büyük kuvvetle, ve kudretli elle çıkardığın kavmine karşı, niçin öfken alevleniyor? Mısırlılar : Onları kötülük için, dağlarda öldürmek için, ve onları yeryüzünden yok etmek için çıkardı ; diye niçin söylesinler? Kızgın öfkenden dön, ve kavmine karşı bu kötülüğe nadim ol. Kulların İbrahim’i, İshak’ı ve İsrail’i hatırla, onlara kendi üzerine and ettin ve onlara dedin : Zürriyetinizi göklerin yıldızları gibi çoğaltacağım ve hakkında söylediğin diyarı sizin zürriyetinize vereceğim ve onu ebediyen miras alacaklar. Ve Rab kavmine edeceğini söylediği kötülüğe nadim oldu. Tevrat Çıkış Bap 32 / 7-14
Müşrik zihniyetteki Allah – elçi ilişkisi budur. Allah’ın mülküne ‘ortak’ yarı insan yarı tanrı elçiler.
-Yahudiler : “Üzeyr, Allah’ın oğludur” dediler.Hıristiyanlar da : “Mesih Allah’ın oğludur” dediler. Bu, onların ağızlarıyla geveledikleri sözleridir. (Sözlerini), Önceden inkar etmiş (olan müşrik) lerin sözlerine benzetiyorlar. Allah onları kahretsin, nasılda (haktan batıla) çevriliyorlar. Kur’an 9 / 30
bravenet.com